Johannes BRAHMS

1833 YILININ GÜZEL BİR MAYIS GÜNÜ, AYIN 7’Sİ..

İYİ YÜREKLİ, İÇKİYİ VE DANSI SEVEN, NEŞELİ BİR ADAM OLAN JOHANN İLE ONDAN 17 YAŞ KÜÇÜK VE TOPAL OLAN CHRİSTİNA’NIN ÇOCUĞU OLARAK HAMBURG’DA DÜNYAYA GELİR JOHANNES BRAHMS. AİLESİ ÇOK YOKSULDUR. HAMBURG’UN KENAR MAHALLELERİNDEN BİRİNDE, KÜÇÜK BİR KAÇ ODADA YAŞAMAKTADIRLAR. BABA JOHANN, JAKOB DANS SALONLARINDA VE ŞEHİR BANDOSUNDA KEMAN VE KONTRBAS ÇALAN BİR MÜZİSYENDİR. ANNE DE EVİN DE TERZİLİK YAPARAK AİLE BÜTÇESİNE KATKIDA BULUNMAKTADIR. KÜÇÜK BRAHMS İLK BİLGİLERİNİ SEMT OKULUNDA EDİNİR. İLK PİYANO DERSLERİNİ “YOKSULLARIN ÖĞRETMENİ” OLAN OTTO COSSEL’DEN ALIR. BABA BRAHMS, ORKESTRADA ÇALIŞMANIN EN GÜVENLİ İŞ OLDUĞUNU DÜŞÜNDÜĞÜ İÇİN, OĞLUNUN YARATICILIK EĞİLİMİNE KARŞI DİRENMEKTEDİR. ANCAK KÜÇÜK BRAHMS BİR YANDAN BABASIYLA ŞEHİRDEKİ BÜTÜN BARLARI VE BİRAHANELERİ DOLAŞIP MÜZİK YAPMAKTA BİR YANDAN DA PİYANO ÇALIŞMANIN DIŞINDA, BABASINA RAĞMEN BESTE YAPMAKTADIR.

O DÖNEMLERİ ŞÖYLE ANLATMAKTADIR:

“O ZAMANLAR DEVAMLI BESTE YAPIYORDUM. AMA BÜYÜK BİR GİZLİLİKLE VE SABAHIN ERKEN SAATLERİNDE.”

PİYANODA GÖSTERDİĞİ İLERLEME ÜZERİNE BABASI BRAHMS’I, SAYGIDEĞER BİR PİYANİST VE ÜRETKEN BİR BESTECİ OLAN EDUARD MARXSEN’E EMANET ETMEYE İKNA EDER. BRAHMS MARXSEN’İN OKULUNU, BEETHOVEN VE BACH’A HAYRANLIK DUYARAK VE DE BİR PİYANO VİRTÜÖZÜNÜN O SIRALARDA BİLMESİ GEREKEN HER ŞEYİ ÖĞRENEREK BİTİRİR. SEKİZ YAŞINDAYKEN DE S. MİCHELE KİLİSESİNİN RAHİBİ ONU İNCİL OKUMAYA YÖNELTİR. 14 YAŞINDA, O SIRALARDA OLDUKÇA BOZULMUŞ OLAN SAĞLIĞINI YENİDEN KAZANMAK İÇİN GİTTİĞİ WİNSEN KASABASINDA, GÖNÜLLÜ GENÇLERDEN OLUŞAN BİR ERKEKLER KOROSUNU YÖNETMEYE BAŞLAR BRAHMS. BRAHMS’IN, AİLE ÇEVRESİNDEN VE BABASININ ÖNLENEMEYEN DAR GÖRÜŞÜNDEN KURTULUŞU 1848 YILINDA, YANİ BESTECİ 15 YAŞINDAYKEN GERÇEKLEŞİR. O SIRALARDA ZAMANIN EN BÜYÜK YILDIZLARI OLAN LİSZT, THALBERG, VE BERLİOZ’U TANIYIP, DÜZENLİ OLARAK KONSERLERE VE OPERALARA GİTMEYE BAŞLAMIŞTIR. 40’LI YILLARIN SONLARINDA İLK BESTESİ ORTAYA ÇIKAR: OP. 4 PİYANO İÇİN SCHERZO. BİR YANDAN DA ÖZEL PİYANO DERSLERİ VEREREK HAYATINI BİNDİR GÜÇLÜKLE KAZANMAYA ÇALIŞMAKTADIR. AMA ÇALIŞMAYI, İHTİYAÇLARININ DAYATTIĞI AĞIR BİR YÜK OLARAK GÖRMEKTEDİR. MACAR KEMANCI EDUARD REMÉNYİ VE SCHUMANN’LA TANIŞMASI, GENÇ PİYANİST-BESTECİNİN KİŞİLİĞİNİN OLUŞUMUNDA ETKİLİ OLUR. REMÉNYİ İLE BRAHMS BİRLİKTE, GÖSTERİLER YAPMAYA BAŞLARLAR. REMÉNYİ KLASİK BİR REPERTUARA SAHİPTİR. AMA GENİŞ ÇAPLI BİR BAŞARI ELDE ETMEK İÇİN, BRAHMS’IN OLAĞANÜSTÜ BİR YUMUŞAKLIKLA EŞLİK ETTİĞİ BİR DİZİ FOLKLORİK MACAR PARÇASINI DA SUNARLAR PROGRAMLARINDA. (BU İŞBİRLİĞİ, BRAHMS’IN “MACAR ÜSLUBU” NU ÖZÜMSEMESİ BAKIMINDAN SON DERECE ÖNEMLİDİR.)

REMÉNYİ AMERİKA’YA GİDİP GELDİKTEN SONRA, BRAHMS’I HAMBURG’DAKİ EVİNDEN ÇIKARIP ALMANYA’DA OLDUKÇA BAŞARI KAZANACAKLARI BİR TURNEYE SÜRÜKLER. BESTECİ, BÜYÜK KEMANCI JOSEPH JOACHİM’LE TANIŞMASINI REMÉNYİ’YE BORÇLUDUR. JOACHİM VE BRAHMS ARASINDAKİ YARDIMLAŞMA DA O ZAMAN BAŞLAMIŞTIR.. OYSA WEİMAR’DA LİSZT’E YAPTIĞI ZİYARET MÜZİSYENDE HİÇ BİR OLUMLU ETKİ BIRAKMAZ. 50’Lİ YILLARIN BAŞINDA, BRAHMS’IN ENTELEKTÜEL GELİŞİMİNİ TAMAMLAYAN BİR DİĞER İSİM DE ROBERT SCHUMANN OLUR. PİYANİST LUİSE JAPHA, SCHUMANN’IN PİYANO ESERLERİNİ ONA İLK TANITAN KİŞİDİR. MÜZİSYENLE ŞAHSEN TANIŞMASI İSE, REMÉNYİ’YLE ÇIKTIKLARI TURNENİN SONUNDA, 30 EYLÜL 1853’TE DÜSSELDORF’TA GERÇEKLEŞİR. BU TARİH BRAHMS’IN HAYATININ EN ÖNEMLİ TARİHİDİR.

BRAHMS, TANIŞMADAN ÖNCE SCHUMANN İÇİN İHTİYAR, KİBİRLİ VE AKSİ BİR YAŞLI DİYE DÜŞÜNÜRKEN TANIŞTIKTAN SONRA ONUN NE KADAR DOST CANLISI VE MUTLU BİR AİLE REİSİ OLDUĞUNU GÖRÜR. SCHUMANN VE HAYLİ ÜNLÜ BİR PİYANİST OLAN KARISI CLARA BU GENÇ YETENEĞİ DİNLEDİKTEN SONRA EVLERİNİN KAPILARINI ONA AÇARLAR VE BAŞARI KAZANMASI İÇİN YARDIM ETMEYE KARAR VERİRLER. BİR MÜZİK DERGİSİNDE YAYIMLANAN ÜNLÜ “YENİ YOLLAR” MAKALESİNDE SCHUMANN, BU DEĞERLİ GENCE SAĞLAM BİR KİMLİK VERMEYE ÇALIŞMAKTADIR: “ONA GÜÇLÜ AVANGARD SAVAŞÇI OLARAK HOŞ GELDİN DİYORUZ.”

BİR KAÇ AY İÇİNDE BRAHMS KATALOĞUNUN İLK BEŞ ESERİ BASILIR. ASLINDA SCHUMANN İÇİN BU ÇOK ŞAŞIRTICI BİR GELİŞMEDİR. ÇÜNKÜ ONUN BUNCA YIL UĞRAŞIP BAŞARAMADIKLARINI BRAHMS KOLAYCA YAPMIŞTIR. ONU İLK KEŞFEDEN KİŞİ OLARAK DEVRİN TANINMIŞ BÜYÜK MÜZİSYENLERİYLE TANIŞTIRIR, MÜZİKSEVERLERİN ARASINA SOKAR.

HENÜZ 20 YAŞINDA OLAN BESTECİDEKİ YARATICI COŞKUNUN YOĞUNLAŞMASINA, CLARA SCHUMANN’LA OLAN İLİŞKİSİ DE KATKIDA BULUNUR. GENÇ MÜZİSYEN KENDİNDEN ÇOK BÜYÜK OLAN CLARA’YA GİZLİ BİR HAYRANLIK DUYMAKTADIR. CLARA DA HEM GENÇ MÜZİSYENE DUYDUĞU HAYRANLIKLA HEM DE BU KADAR ROMANTİK BİR ŞEKİLDE SEVİLMENİN BÜYÜSÜNE KAPILARAK, BUNA KARŞILIK VERİR. 1853-57 YILLARINDA MÜZİSYENİN HAYATI BÜYÜK ÖLÇÜDE CLARA TARAFINDAN BELİRLENİR. 1857 SONBAHARINDA DETMOLD SARAYI’NDAN ALDIĞI İLK RESMİ GÖREVİ NEDENİYLE AYRILIRLAR. YILLAR SONRA CLARA ÖLDÜĞÜ ZAMAN SANKİ BRAHMS DA ÖLÜME MAHKUM OLMUŞ GİBİ HİSSEDER KENDİNİ. ZATEN BİR YILA KALMADAN BRAHMS DA ÖLECEKTİR. BU YILLAR BOYUNCA, BESTELERİNİN BASILMASIYLA ELDE ETTİĞİ GELİRİ DIŞINDA HAYATINI, JOACHİM VE CLARA’NIN EŞLİĞİNDE VERDİĞİ KONSERLERLE KAZANIR. BRAHMS’IN DETMOLD’DAKİ GÖREVİ, BÖLGE KOROSUNU YÖNETMENİN YANI SIRA, YILIN SON ÜÇ AYINDAKİ KONSER SEZONUNDA ORKESTRAYA PİYANİST VE ŞEF OLARAK KATILMAKTAN İBARETTİR. AYRICA, PRENSLERİN MÜZİK EĞİTİMİNİ DE ÜSTLENMESİ GEREKİR. BU GÖREVLERİNİ BÜYÜK BİR TUTKU VE BECERİYLE YERİNE GETİRİRKEN KARŞILIĞINI DA BÜYÜK BİR CÖMERTLİKLE ALIR. BU ARADA BURADA KÜÇÜK BİR KORO OLUŞTURUR. HEMEN ARDINDAN DA HAMBURG’DA BİR KADINLAR KOROSU KURUP YÖNETMEYE BAŞLAR. CLARA İSE HAMBURG’A GELİP GİTTİKÇE BU KOROYA KATILMAKTADIR. 1859 YILININ SONUNDA BRAHMS İŞİNDEN AYRILIR. BU, BRAHMS’IN HAYATI BOYUNCA SABİT BİR İŞTEN DUYACAĞI SIKINTININ İLK BELİRTİSİDİR. YİNE DE BAZI RESMİ GÖREVLER ELDE ETMEK İSTEYEN BRAHMS HAMBURG FİLARMONİ’NİN YÖNETİMİ ONA DEĞİL DE, ARKADAŞI OLAN OPERACI STOCKHAUSEN’E VERİLİNCE ÇOK ÜZÜLÜR. 1862-63 KIŞINDA VİYANA’DA BİR SÜRE KALDIKTAN SONRA, 1863-64 SEZONUNDA VİYANA ŞAN AKADEMİSİ’NİN YÖNETİMİNİ ÜSTLENİNCE YENİDEN HAYAT BULUR. HEM REPERTUAR SEÇİMİNDE, HEM DE ORGANİZASYONDA ÇALIŞIR, AMA SONRAKİ ÜÇ SEZON İÇİN GÖREV TEKLİF EDİLİNCE GEZGİN BİR MÜZİSYEN GİBİ DAVRANARAK BU TEKLİFİ REDDEDER.

YA PİYANİST OLARAK TURNEYE ÇIKAR, YA ARKADAŞLARINI VE ÇOK SEVGİLİ CLARA’SINI ZİYARET EDER, YA DA ŞEHİR DIŞINDAKİ GÜZEL YERLERDE DİNLENİR, SONRA YİNE HAMBURG’A DÖNER. BRAHMS’IN ULUSLARARSI BİR DİNLENME YERİ OLAN BADEN BADEN’E GİTME ALIŞKANLIĞI VARDIR VE BURADA ÜNLÜ VALS İMPARATORU JOHANN STRAUSS VE CLARA’NIN DA ÇOCUKLUK ARKADAŞI OLAN PAULİNE VİARDOT-GARCİA İLE TANIŞIR. BRAHMS İÇİN EVLİLİK GÖZE ALINAMAYACAK BİR KAVRAM OLMASINA RAĞMEN HAYATINA PEK ÇOK KADIN GİRMİŞ ANCAK BÜTÜN BU KADINLAR ONUN BESTE ÇALIŞMALARI SIRASINDA KENDİSİNE İLHAM KAYNAĞI OLMUŞTUR. JOACHİM ENSTRÜMANTAL ESERLERİ İÇİN BAŞLICA DANIŞMANI, ÖZELLİKLE PİYANO ESERLERİNİ İTHAF ETTİĞİ CLARA İSE YARATIM BÖLÜMÜNÜ ÜSTLENİRLER. DİĞER KADINLAR İSE ÜRETİMİNİN DAYANAK NOKTALARINI OLUŞTURMAKTADIRLAR. 1862 YILINDA VİYANA’DA O SIRALAR ÇOKTAN ÜNLÜ OLAN WAGNER’LE KARŞILAŞIR. BU SIRALAR WAGNER’İN YÖNETTİĞİ SENFONİK KONSERLER İÇİN “NÜRNBERGLİ USTA ŞARKICILAR” I KOPYALAMA İŞLERİNE KATILIR. WAGNER’E GÖRE, BRAHMS ALÇAK GÖNÜLLÜ ANCAK GÖZE ÇOK ÇARPMAYAN BİR MÜZİSYENDİR. TUTKULU VE GÖRKEMLİ BİR ESER OLAN “RE MİNÖR PİYANO KONÇERTOSU” NA HEM JOACHİM HEM DE CLARA DESTEK VERİRLER. KONÇERTONUN BİÇİMLENMESİ VE ORKESTRASYONUNUN YAPILMASINDA BESTECİYE KATKIDA BULUNURLAR. JOACHİM ESERİN 1859’ DA LEİPZİG’DE GERÇEKLEŞTİRİLEN İLK RESMİ YORUMUNUN ÖNCESİNDE, HANNOVER’DE İLK KEZ ÇALINMASINI SAĞLAR. CLARA İSE PİYANO KISIMLARINI SESLENDİRİR. AMA BRAHMS’IN BU ESERİ HİÇBİR ZAMAN BEĞENİLMEZ. ÇÜNKÜ O SIRALARDA DORUKLARDA OLAN TÜR OPERADIR. HEMEN SONRA SENFONİLER VE SONRA DA ODA MÜZİĞİ GELMEKTEDİR. BRAHMS’IN HAYATINDA BİRÇOK KADIN OLMASINA RAĞMEN EN BÜYÜK BAĞLILIĞI ANNESİNE KARŞI OLUR. ANNE BRAHMS YILLARCA MUTLU BİR EVLİLİK YAPMASINA KARŞIN İLERLEYEN EVLİLİK YAŞANTILARININ BİR GÜN GELİP ÇÖKMEYE BAŞLADIĞINI GÖRÜR. 75 YAŞINDAKİ ANNE BRAHMS 58 YAŞINDAKİ BABA BRAHMS’IN ÇAPKINLIKLARINA GÖZ YUMAMAZ VE AYRILMAYA KARAR VERİR. ZATEN FAZLA DA UĞRAŞMASINA GEREK KALMADAN HAYATA GÖZLERİNİ YUMAR. BABA İSE YENİDEN EVLENMEKTEN SÖZ ETMEYE BAŞLAMIŞTIR BİLE. AİLESİNDEKİ BU HÜZÜNLÜ SON BRAHMS’I SON DERECE ETKİLER. ONUN İÇİN BİR AĞIT BESTELER: “ALMAN REQUİEMİ”

REQUİEM’İN VİYANA’DA GERÇEKLEŞTİRİLEN YORUMU SON DERECE BAŞARISIZ GEÇER. ANCAK ERTESİ YIL BREMEN’DE ÖYLESİNE BÜYÜK BİR ZAFER KAZANIR Kİ, O GÜN BRAHMS’IN, ÇAĞDAŞLARININ GÖZÜNDE BAŞARISININ KANITLANDIĞI GÜN SAYILIR. ALMAN MÜZİK DÜNYASININ GÖZÜNDE, ROBERT SCHUMANN’IN KEHANETİ ANCAK BU TARİHTE DOĞRULANIR VE CLARA’NIN BRAHMS’I BİR DEHA OLARAK İLAN ETMESİ BU TARİHTE KABUL EDİLİR. BESTECİ, BU BAŞARININ HEMEN ARDINDAN BÜYÜK SENFONİK VE SENFONİK-KORAL ÇALIŞMALARLA YENİ BİR YARATICILIK DÖNEMİNE GİRER. “MACAR DANSLARI” İLE DAHA GENİŞ BİR HALK KİTLESİNİ FETHEDER. SONUÇ OLARAK 1869 YILI, BRAHMS’IN BÜYÜK BAŞARILAR ELDE ETTİĞİ DÖNEMDİR.

OPERA DIŞINDA HER TÜRDE BESTE YAPMIŞ OLAN BÜYÜK ALMAN BESTECİ JOHANNES BRAHMS’IN YAPITLARINDA KLASİK GÜZELLİK, ROMANTİZM VE DİNGİNLİK EGEMENDİR. NE VAR Kİ, BU DİNGİNLİĞİN ARDINDA GÜLDÜRÜDEN TRAJEDİYE KADAR VARAN BÜYÜK BİR ANLATIM GÜCÜ SEZİLİR.

MÜZİK BRAHMS’IN AİLESİNDE ÖNEMLİ BİR UĞRAŞTI. ALMANYA’DA HAMBURG TİYATRO ORKESTRASINDA KONTRBASÇI OLAN BABASI, YAŞAMINI MÜZİĞE ADAMAK ÜZERE EVDEN KAÇMIŞTI. AİLESİ BRAHMS’IN YETENEKLERİNİ FARK ETMEKTE GECİKMEDİ. YEDİ YAŞINDAYKEN, BULUNDUKLARI YERDE MÜZİK ÖĞRETMENLİĞİ YAPAN F. W. CASSEL’DEN DERS ALMAYA BAŞLADI. 10 YAŞINA GELDİĞİNDE ÖĞRENİMİNİ ÖNDE GELEN MÜZİK USTALARINDAN EDUARD MARXSEN ÜSTLENDİ.

BRAHMS OLAĞANÜSTÜ YETENEKTE BİR PİYANİSTTİ. BİR SÜRE GECE KULÜPLERİ VE GEMİCİ MEYHANELERİNDE PİYANO ÇALARAK AİLESİNİN GEÇİMİNE KATKIDA BULUNDU. 20 YAŞINDAYKEN MACAR KEMANCI REMENYİ İLE BİRLİKTE ÇALMAK ÜZERE BİR KONSER TURNESİNE ÇIKTI. BU TURNEDE ÜNLÜ KEMANCI JOSEPH JOACHİM İLE TANIŞTI. JOACHİM, BRAHMS’ IN YORUMUNDAN ÖYLE ETKİLENDİ Kİ, BESTECİ FRANZ LİSZT VE ROBERT SCHUMANN’A GENÇ MÜZİSYENİ TANITICI MEKTUPLAR YAZDI. BRAHMS ZATEN BESTELER YAPIYORDU VE GÖRÜŞMELERİNDEN HEMEN SONRA SCHUMANN ONUN MÜZİKTE BİR DEHA OLDUĞUNU İLERİ SÜRDÜ. BRAHMS SCHUMANN’LA DERİN BİR DOSTLUK KURDU. NE YAZIK Kİ, SCHUMANN ÇOK GEÇMEDEN BİR AKIL HASTANESİNE KAPATILDI. SCHUMANN’IN 1856’DA ACIKLI ÖLÜMÜNDEN SONRA EŞİ CLARA SCHUMANN, BRAHMS’ İN BİRİNCİ PİYANO KONÇERTOSUNU İLK KEZ HALK ÖNÜNDE ÇALDI. CLARA SCHUMANN İLE BRAHMS’IN DOSTLUĞU CLARA ÖLÜNCEYE KADAR SÜRDÜ.

BRAHMS’IN MÜZİĞİNDE BİÇİM VE UYUMLULUK KAYGISI AĞIR BASAR. KLASİK BİÇİM VE TEKNİKLERDE UZMANLAŞAN BRAHMS SAĞLAM VE TUTARLI BİR YAPI, UYUMLU BİR BÜTÜN OLUŞTURMAYA ÖNEM VERDİ. BİR YANDAN DA ÇAĞININ ROMANTİK EĞİLİMLERİ YAPITLARINA YANSIDI. MÜZİKTE GELENEKSEL KALIPLARIN KIRILDIĞI ROMANTİK ÇAĞDA, BRAHMS KLASİK GELENEKLERE BAĞLILIĞIYLA BİR KARŞI AKIM OLUŞTURDU. BU NEDENLE ÜNLENMESİ ZAMAN ALDI. 1868’DE ANNESİNİN VE SCHUMANN’IN ÖLÜMÜNDEN ETKİLENEREK KORO VE ORKESTRA İÇİN BESTELEDİĞİ ALMAN REQUİEM’İ İLE HAK ETTİĞİ ÜNE KAVUŞTU.

BRAHMS, ALMANYA’DA DETMOLD VE HAMBURG’DA, İSVİÇRE’DE ZÜRİH’TE VE 1872’DE YERLEŞTİĞİ AVUSTURYA’NIN BAŞKENTİ VİYANA’DA ÇEŞİTLİ ORKESTRALARI YÖNETTİ. DÜRÜST, İÇTEN, AÇIK SÖZLÜ, ZAMAN ZAMAN HOYRAT OLAN VE GÖSTERİŞSİZ BİR YAŞAMI YEĞLEYEN BRAHMS’IN KİŞİLİĞİ ZENGİN VE ÜNLÜ OLDUKTAN SONRA DA DEĞİŞMEDİ.

BRAHMS EN İYİ YAPITLARINI ALMAN REQUİEM İNDEN SONRA YAZDI. BUNLAR DÖRT SENFONİ, 1878’DE JOACHİM İÇİN BESTELEDİĞİ OLAĞANÜSTÜ GÜZELLİKTEKİ KEMAN KONÇERTOSU, İKİ PİYANO KONÇERTOSU, 200’E YAKIN ŞARKI, KORO İÇİN BESTELER, PİYANO PARÇALARI VE ÇOK SAYIDA ODA MÜZİĞİ PARÇASIDIR. BRAHMS, MACAR DANSLARINDA OLDUĞU GİBİ BİRÇOK BESTESİNDE SEVDİĞİ HALK EZGİLERİNİ KULLANDI. BİR ÖYKÜYE EŞLİK EDECEK BİR MÜZİK DEĞİL, BAŞLI BAŞINA GÜZEL VE DOYURUCU BİR MÜZİK YARATMAK İÇİN BESTELER YAPTI. BRAHMS, BACH VE BEETHOVEN’LE BİRLİKTE “ÜÇ B’LER” OLARAK ANILIR.

BRAHMS ÇOK SEVDİĞİ CLARA SCHUMANN’IN ÖLÜMÜNDEN KISA SÜRE SONRA VİYANA’DA ÖLDÜ.

Reklamlar

Johannes BRAHMS” üzerine bir düşünce

  1. Geri bildirim: Johannes Brahms'ın Eserleri ve Hayatı

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s